atlatmak

(-i, -e, -den)
1. atlamak 的使动态: Bir tutam ot deveye hendek atlatır. 成́ 有钱能使鬼推磨。
2. -i 转́ 渡过, 摆脱: Tehlikeyi atlattık. 我们已摆脱了危险。
3. -i 转́ 辞退, 解雇, 免职, 驱逐: Geveze adamın biridir, atlatmalı. 这个人太多嘴, 必须把他赶走。
4. -i 欺骗: Bugün borcunu ödemeğe geleceğini söyledi ise de beni atlattı. 他说今天要来还钱, 可是他把我涮了。Dikkat et, o ne hin oğludur, sen bilmezsin ama ben pek iyi bilirim, seni atlatır da haberin olmaz. 你要当心!他可是一个流氓。你不了解他, 而我对他太了解了, 他骗了你你都不知道。
5. (新闻界)抢先发布消息

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • atlatmak — i 1) Atlama işini yaptırmak 2) Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak 3) mec. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak Bana sorarsanız işin en güç tarafını atlattık. T. Buğra 4) mec. Başından savmak Bu Kurul u atlatıncaya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hafif atlatmak — kötü bir durumdan çok az bir zararla kurtulmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaza atlatmak — kaza tehlikesi geçirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tehlike atlatmak — büyük zarar ve sıkıntılara yol açacak bir olayı savuşturmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ucuz atlatmak (veya kurtulmak) — zor veya tehlikeli durumdan az zararla sıyrılmak Bizim tekrar tekrar dinlemeyi sevdiğimiz bu fıkrayı anlatırken o hâlâ bu işten ucuz kurtulmuş olmasının heyecanını duyardı. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vartayı atlatmak — tehlikeli bir durumdan kurtulmak Her türlü vartayı kazasız belasız atlatıp... A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deveye hendek atlatmak — birine yapılması çok zor, hemen hemen imkânsız olan işleri yaptırabilmek Görülüyor ki insanlara bir şeyi anlatmak deveye hendek atlatmaktan güçtür. S. Birsel …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • atlatma — is. Atlatmak işi Birleşik Sözler atlatma haber …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • danışıklı dövüş — is. Başkalarını aldatmak veya atlatmak için önceden yapılmış gizli anlaşmaya dayanan davranış, şike …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deve — is., hay. b. Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus) Birleşik Sözler deveboynu deve dikeni deve dişi deve döşlü deveelması devegözü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ekmek — 1. i, er 1) Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek 2) Toprağı ekip biçmek için kullanmak Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor. M. Ş. Esendal 3) e Serpmek Yemeğe biber ekmek. 4) mec. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.